Şu siteyi ziyaret ederek THY'yi kınayabilirsiniz:
http://turkhavayollariviyolonselimikirdi.blogspot.com/
Facebook sayfası da burada
Giriş:
Bu blogu; arkadaşlarımı, meslektaşlarımı, diğer tanıdığım, tanımadığım, ulaşabileceğim tüm kişileri, başıma gelen bu önemli olayı anlatarak bilgilendirmek ve bu vesileyle Türk devletine bağlı bir kurum olan Türk Hava Yolları'nin da müziğe, müzisyene, müzik enstrumanına verdiği önem ve değeri de buradan okuyanlarla paylaşabilmek için hazırladım.
10 Haziran 2010'da Moskova-İstanbul-Stuttgart seferi yapan THY uçağının son durağı olan Stuttgart havalimanında indikten sonra, bagaj kısmına mecburen vermek zorunda olduğum 'kırılmaz kutu' diye tabir ettiğimiz Gewa marka 'hard case' içindeki viyolonselim 'kırılacak eşya'ların vardığı bölümüne konmuştu görevli tarafından. Kutu şu haldeydi:

(üstelik kirilan yerinden de güzelce bantlanıp umursamadan bir köşeye birakılmıştı)

Gewa kutusunu bilenler bilir. O sert kutu boydan boya (360°) kırılmış, kopmustu. Hafifçe dokunduğunuzda kırılan kısım öne doğru düşüyordu.
Gelişme:
Moskova'da olmamın sebebi, İstanbul'da kurduğumuz bir grubun Moskova'daki Türkiye Büyükelçiliği tarafından oraya davet edilmesiydi. Her yıl 3 Haziran'da Moskova'da yapılan Nazım Hikmet'i anma etkinliklerinin 2010 programı için hazırlamış olduğumuz "Nazım'a doğru" projesini gerçekleştirdik. Büyük bir ilgiyle karşılandı, başarılı bir iş oldu.
Bu organizasyon RTİB yani Rus-Türk işadamlari birliği tarafından yapıldı. Büyükelçilik desteğiyle.
Sonuç:
Dönüşte karsılaştığım manzara, ikiye bölünmüş bir viyolonsel.
Stuttgart havalimanında hemen rapor tutturdum (Havaalanının kayıp/hasarlı bagaj ofisinde). Yapılacak ilk şey o, aklınızda olsun. İçinde bulunduğunuz şok da cabası...
Uzatmadan toparlayacağım.
Aradan 7 ay geçti.
İnanılmaz (bence pistte oluşan) vahşi bir kazayla viyolonsel kırıldı.
Ve o şekilde uyduruk bir bantlamayla, bana birşey söylemeden oraya bırakıldı.
Viyolonsel darmadağın olabilirdi.
(bu ihtimalde alacağım miktar yine aynı olacaktı. Yani enstrumanımın bedelinin 10'da 1'inden daha az...)
Çok büyük bir hasar vardı ortada.
Kutunun ve viyolonselin tüm bedelinin ödenmesini istedim.
Viyolonselin eskisi gibi olması çok zordu. Sap tamamen kopmus, arka tabla ve yan bölmelerde de çatlaklar oluşmuştu.
THY konuyla ilgili dilekçeme 1356 euro ödeyebiliyoruz diyerek cevap verdi. Bu miktar tamir masrafı ve kutu bedelinin yarısıydı sadece.
Bir müzik enstrumani hakkında bence en ufak bir bilgiye ve hassasiyete sahip değillerdi...
Asıl sonuç:
7 ay ugraştım.
Bir sürü telefon, mail, dilekçe.
Ne kimse yardımcı olabildi ne bir şey.
Viyolonselin parçalari yapıştı elbet ama sesi bir türlü toparlanamadı.
Tuşe ayarlari hepten bozuldu.
Tekrar Lütiye'ye (enstruman yapimcisi) dönmem gerekecek bir çok defa.
Bir dünya masrafım oldu.
THY tüm bu mağdur durumum karşısında, pardon, biraktıkları bu mağdur durum karşısında yalandan, samimi olmayan bir özürle 1356 eurodan daha fazla miktarda ödeme yapamayacaklarını, bunun bağlı oldukları Montreal Konvansiyonu'na göre mümkün olmadığını söyledi.
O konvansiyonun nerede nasil yazdığını görmek istediğimi söyledim, hiçbir şey yollamadılar hala.
Geçen hafta pes edip, önerdikleri ödemeyi altina şu imzayı atarak kabul ettim:
"Okudum ve bu miktarı kabul ediyorum. Kararım kesindir."
Bu şekilde ilginç bir biçimde meydana gelen, böylesine şiddetli bir kazadan sonra dalga geçercesine bantlanıp bırakılan bir müzik enstrumanı...
Tabii ki, kazanin nerede meydana geldigini bilmiyorum. Ama bundan tamamen Türk Hava Yollari sorumludur. THY bu durum karsininda müşterisine son derece hassasiyetle yaklasmasi gerekirken, kesinlikle umursamadı. Maillerimin bir çoğuna cevap gelmedi. Olay kapatıldi.
Ben de bu mağduriyetimi kendi çapımda insanlarla paylaşarak biraz olsun onları bu konuda daha hassas olmaya davet ediyorum.
38 milyon dolar harcayıp Kevin Costner ile reklam filmi çeken ve Barcelona futbol kulübünün sponsoru olabilen bir firmadan bahsediyoruz bu arada.
Bu konuyla ilgili yorumunuz ya da söyleyecek her hangi birşeyiniz varsa lütfen çekinmeyin. Ayrıca blogtaki kınama anketiyle de THY'yi kınayabilirsiniz.

1 yorum:
Hayretle okudum, için için sinirlenerek.
İmzalamasaymışsınız avukat olarak elimden geleni yapardım, belki sonuç alamazdık ama bezdirme politikası uygulardık...
Geçmiş olsun...
Yorum Gönder